Derviş Cemal Ocağı

 

Doğu Anadolu'da kısmen yaygın ve etkin bir ocaktır. Derviş Cemaller Tunceli'nin Ovacık kazasında, Erzincan'ın Zorun, Pülümür'ün Asgirik, Danzig, Pançıras köyleri ile Erzurum'a bağlı Hınıs ve Aşkale köylerinde bulunurlar. Bu ocak da Şeyh Hasanlı grubuna bağlı aşiretlere pirlik-dedelik yapmaktadırlar. Bunlar da diğerleri gibi Horosan'dan geldiklerini söylemektedirler. Bu konuda Nejat Birdoğan, Ehlibeyt dergisinde yayınlanan yazısında şu bilgiyi vermektedir:

 

"Derviş Cemal, Hacı Bektaş Halifelerindendir. Seyyittir. Yani, İmamlar soyundan gelmektedir. Bu nedenle Hacı Bektaş Velayetnamesinde adı, Seyyid Cemal olarak geçer. Şöyleki:

 

Seyyid Cemal, Sarı İsmail, Kolu Açık Hacım Sultan, Baba Resul, Pir Ebu Sultan, Recep Sseyid, Sultan Bahaeddin, Yahya Paşa, Barak Baba, Ali Baba, Atlaspuş Baba, Dust-i Huda, Hızır Samit.

 

Hünkâr, Cemal Seyid'i, halifelerinden hepsinden daha fazla severdi. Bu yüzden halifeler, onu büyük bilirler ve sayarlardı. Zaten Hünkâr da bunu buyururdu. Nice defalar, eliyle arkasını sıvamış, "Cemalim'dir, Cemalim'dir, Cemalim" demişti. Seyyid Cemal, bir gün Hünkâr'ın kapısında oturmuş, acaba Hünkâr bize bir yurt gösterir mi ki, orda dem-yom oynatalım fikrine düşmüş düşünüyordu. Bu dilek Hünkâr'a malum oldu. Bir gün toplu halde söyleşirken: Hünkâr, Seyyid Cemal'e hitaben: Cemali'im dedi. "Biz varlık yurduna göçtükten sonra, bir merkep al, yola düş. Merkebini nerde kurt yerse, orasını sana yurt olarak verdik. Oraya varır, orda demini-yomunu oynatırsın" dediler.

Hünkâr, varlık yurduna göçünce, Seyyid Cemal Sultan, erenlerin sözüne uyup bir merkep aldı, yola revan oldu. Vara vara Altındaş'a vardı. gördü ki otlu, çimenlik bir yer. Pek sevdi burayı. Merkebini saldı çayıra, kendisi de çimenlere uzanıp uyudu. Bir müddet sonra uyanınca, baktı ki, merkebini kurt yemiş. Erenlerin sözünü hatırladı ve oraya yerleşti. Bir çok kerametleri belirtti Derviş Cemal'in. Evlendi, bir oğlu oldu. Adını Asıldoğan koydular. Rivayetlerde geçen bu Altıntaş'ın, Kemah yöresi olduğu düşünülmektedir.(3)

 

Tunceli'nin Hozat-Kırkpınar köyünde oturan Derviş Cemal oğullarından Seyyid Hıdır Kaya'nın anlatımına göre, "dedelerinin bir kısmı Hacı Bektaş'a bağlı değildir. Bunlar çoktur. Bağlı olmayanlara, Baba Mansurlar-Kureyşanlılar-Sinemilliler vb. gibi ocaklardır. Biz Derviş Cemaller, kış aylarında bize bağlı müritlerimizin köylerini dolaşır, cemler yaparız. Yaz aylarında da çiftliğimiz çubuğumuzla uğraşırız. Köylere haber göndermeden gideriz. Sözgelimi atmış hanelik Alevi köyünde isteğe göre bir süre kalırız." demektir.