Şeyh Hasan Ocağı

“Kara direk” üzerinde “çerağ tası” vardır. Cemden önce çerağ buradan uyandırılarak “erkân” bu törenden sonra dede tarafından yürütülür. Ayrıca Kara Direk’te Şeyh Hasan’ın tunçtan miğferi asılıdır ve “Çırahban” tası olarak kullanılır. Dede; cem törenleri için meydan evi düzenlendiğinde, Kara Direk’in dibindeki “koç derisi post”ta anabacı ile oturarak “sercem” olarak ayin-i cemi yönetir. Onar Köyü’nde yıllık görgü cemlerinden önce Şeyh Hasan Türbesi’nde bir koç tığlanır, sonra cem icra edilir. Büyük Ocak Tekkesi’nin (Onar Zaviyesi) giriş kapısı ve eşiği özel bir ağaçtan yapılmıştır ki neredeyse 8 asırdır yaşa, yağmura dayanarak bugüne dek bozulmadan gelmiştir.

 

Zaviyenin kapı girişinden sonra kurban tığlama yeri vardır. Kurban kanı bir kanalla öndeki bahçeye akıtılır. Uzun bir koridordan sonra meydan evine girilir. Koridorun bir yanında ise ikrar verme ve musahip törenleri için aptes alma kurnası vardır. Cemevinin önünde; yemek pişirme yeri, aşevi,     

ekmek pişirme ocağı, kiler, hamam vs. gibi odacıklar vardır. Sağ yanda iki katlı tekeşin evi ahır, samanlık, odunluk, misafirhane vardır. Mimari özelliklerini betimlediğimiz Şeyh Hasan’ın Onar Köyü’ndeki ilk evi dediğimiz ya da tarihi kayıtlarda “Onar Zaviyesi” olarak geçen, halk arasında ise “Büyük Ocak” denilen yapı: Selçuklular zamanında ilk köyde inşa edilen bir Türkmen Beyi’nin konutu ve dini ibadet mekânıdır.

 

Anadolu’ya göç eden ”Bozkır Kültür”lü Türkmenlerle daha önce varolan yerleşik “merkezi kent ve köy kültür”lü kavimlerin İslamlaşması sonucu ortak bir kültür ve inanç doğmuştur. İslami daire içinde on bin yıllık süreçten gelen örf, töre, kült gibi öğeler;”Anadolu coğrafi havuzu”nda harman-lanıp yoğrularak yepyeni bir biçim almıştır. İşte, İslamın ”Anadolulaşan” bu akılcı algılama ve uygulamasını “Alevilik” kavramıyla açıklıyoruz. Aleviliğin odağında insan vardır. Bu nedenle Alevilik evrensel bir öğretidir.

 

Aleviliğin üç temel dayanağı vardır: Birinci inanç öğesi, temeli “Tevhit”tir. İkincisi kültürel boyutudur; çok kültürlü ve kültlüdür. Üçüncüsü toplumsal yaşama biçimidir ki yaşam kuramının temel kurumu “ musahiplik”tir ve “malı mala, canı cana katma” anlayışıdır. Toplumsal boyutu ise “kâmil toplum”dur. Alevilik İslamiyetin içinde olup ”Yol bir sürek binbir” çoğulculuğu ve katılımcılığı ile evrensel öğreti olarak İslamı temsil etmektedir.

 

Şeyh Hasan da Aleviliğin üç temel kuramını kurumsal olarak Anadolu’da uygulayan bir “Mürşit-Dede” ve bilge bir inanç önderidir. Bölgesinin Türkleşmesi ve İslamlaşmasını sağlayan “Kolonizatör Türkmen şeyhi ve boy beyi”dir. Aynı zamanda Selçuklu Devlet erkinde belirli bir dönem görev yapan “ricâl’dan=devlet büyükleri ile ilişkiler içinde bulunan”  ve aşireti ile fetihlere katılan askeri komutandır.

26.04.2007

                                                                                          A.Yaşar KARAMA