Hacı Ali Turabi Ocağı

Hacı Ali Türabî, Hz. Muhammed’in soyundan İmam-ı Muhammed Bakır’ın neslinden gelmektedir. Babası S. Ahmet, annesi Zeynep Hatundur. Miladı ll73 tarihinde Türkistan’ın Sayram Kasabası’nda doğmuştur. 1265 tarihinde bugünkü Şabanözü ilçesi Mart köyünde vefat etmiştir. Türkistan Piri Şeyh Hoca Ahmet Yesevi, oğlu Kutbettin Haydar komutasında Anadolu’ya gönderdiği 5 bin kişilik ordunun sancaktarı olarak  S.Hacı Ali Türabî’yi görevlendirdi (Teberoğlu,1999:16).

 

Ordu Keskin Tekfuruna yenilir, bunun üzerine Hacı Ali Türabi, 1205 yılında soğuk bir kış günü Kenkiri’ye (Çankırı) gelerek sabahın erken saatinde ezan okur. Uykusundan uyunan Kengirililer Hacı Ali Türabi’yi kilisenin beyaz mermerinde yakalayarak kilisenin avlusundaki bir kuyunun içine atıp üzerine taşlar bırakırlar. Kısa bir süre sonra üzerindeki taşları kerametiyle kaldıran Hacı Ali Türabi, tekrar ezan okumaya başlar. Kengri halkı onu yakalayarak tekrar kuyuya atar ve çıkmasın diye üzerine daha büyük taşlar atarlar. Kuyunun üzerindeki taşları yine kerametiyle kaldırarak kuyudan çıkan Hacı Ali Türabi, tekrar ezan okur ve halka bir nutuk çekerek şunları söyler: “Ey Kengiri halkı gelin Müslüman olun, kurtuluşa erin ve kıyamet gününde helak olmayın.” Bunun üzerine Kengri halkı O’nu yakalayarak  kuyuya tekrar atarlar ve bu defa üzerine daha fazla sayıda taş koyarlar. Yine kerametiyle kuyudan çıktığını gören Kengiri Tekfuru ile Maruf  Tekfuru, adamlarını toplar ve Hacı Ali Türabi’yi yakalayarak zincire vururlar. Kengiri’ye gelmesin diye Eldivan Dağı’na getirip (bugün Uluçam diye bilinen) bir ağaca sıkıca bağlarlar ve yanına bir nöbetçi bırakırlar. Hacı Ali Türabi, zinciri kırarak, bugünkü Şabanözü ilçesi  Mart köyüne gelir ve “burası mart gibi soğukmuş” diyerek yerleşir ve  köyü kurar. Böylece köye adı da verilmiş olur (a.g.e:17-18).

 

Hacı Ali Türabi, S.Hacı Murad-ı  Veli’nin öz dayısıdır. Hacı Ali Türabi’nin Hacı adını alışı şöyle olmuştur: Bugün Eldivan ilçesine bağlı Küçük Hacı Bey  köyünün kurucusu (İsmail) ile Büyük Hacı Bey köyünün kurucusu (İbrahim) iki kardeş hacca gitmeye niyet ederler. Her ikisi de rüyalarında Hz. Muhammed’i görürler. Peygamberimiz onlara hacca gitmeden önce Hacı Ali Türabi’yi ziyaret etmelerini söyler. Ertesi gün her ikisi de Mart köyüne gelerek Hacı Ali Türabi’yi ziyaret ederler. O da rüyasında Hz. Muhammed’i görmüş ve Peygamberimiz hac maksadıyla iki kardeşin O’nun yanına geldiklerini haber vermiştir. Bu yüzden Hacı Ali Türabi misafirleri beklemektedir. Bir müddet sonra misafirler gelir. Büyük kardeş İbrahim, “Bak Hacı Ali Türabi, biz hacca ikinci defa gidiyoruz. Halbuki senin maddi durumun  bizden iyidir, niçin hacca gitmiyorsun, yoksa canın istemiyor mu?” der. Bunun üzerine Hacı Ali  Türabi, “Nasip olursa Mekke ve Medine’ye gider, ceddime yüz sürer ve hac farizasını yerine getiririm” der ve misafirlerini yolcu eder. İki kardeş Hac için kutsal topraklara giderler ve Arefe günü hacı adaylarının Vakfe’de saf olduklarını ve onlara Hacı Ali Türabi’nin imamlık yaptığını görürler. Namazdan sonra Hacı Ali Türabi’yi sürekli aramalarına rağmen bir türlü bulamazlar ve dönüşte kendisinden özür dilerler. Hacı Ali Türabi onlara der ki: “Kul beşerdir bazen şaşar, önce içimizdeki şeytanı öldürmeli, Hz. Muhammed bir hadisinde, “Benim neslimden birisini ziyaret eden gönüllerde hacıdır” buyurmuştur” diyerek onları köylerine uğurlar. Bu olaydan sonra Mart köyü halkı Hacı Ali Türabi’ye daha çok bağlanmış ve O’nu “Hacı” mahlası ile anmaya başlamıştır (a.g.e:18-19).

 

Hacı Ali Turab-ı Veli Hazretleri, Medine’de Peygambermizin kabrini ziyaretlerinde bir nat söylemiştir. Bu natın üç kıtasına burada yer verelim (Dedeoğlu, Özdemir, 7.11.98.):

 

Medine-i Münevvere Ravzında bulduk usül

Giydik iman hulkına, dinimiz buldu usül

Evliya, Enbiya kapında beli bağlı kul

Kıl Şefaat Ya Muhammed Şah-ı Sultan-ı Resül

 

Turabî’yem var mı? sözün ötesi

Öldür hırsı, nefsi Hakk’a yetesi

Ermeni’nin Rum’un yağlı ketesi

Kaypak Müslümanı dinden çıkarır.

 

 

Eksik etmez bizden nan-ı nimeti

Yarattı cümleyi, Yaradan Gani

Tarikat içinde erkanı, yolu

Hazreti Adem’den beri biliriz.

 

1.                        

Türabi Ocağı’nın taliplerinin bulunduğu köyler şunlardır (Dedeoğlu, Özdemiroğlu, 7.11.98): Çankırı İli Şabanözü ilçesine bağlı köyler: Mart köyü, Bulgurcu köyü, Göldağı köyü, Özbekköy, Karahacı köyü, Kutluşar ve Değirmencievi köyü.

 

Ankara ili Çubuk ilçesine bağlı köyler: Sarısu köyü, Kösrelik köyü, Dağkalfat köyü, Demirci köyü, Mahmutoğlun köyü, Kargın köyü.

 

Ankara ili Kalecik ilçesine bağlı Yüzbeğen ve Tavşancık köyleri, Kırıkkale’nin Hasan Dede kasabası, yine Kırıkkale ili Sulakyurt ilçesi Hamzalı köyü, Bursa ili İnegöl ilçesi Şehitler köyü, Eskişehir ili Beylikahır ilçesi Koşmat köyü

 

Bu köylerden bazılarının tamamı Türabi Ocağı’na bağlı iken bazı köylerde farklı ocaklara bağlı talipler bulunmaktadır.

 

2.

Seyyid Hacı Ali Türabi Ocağı dedeleri bu soydan gelen erkek evlâtlardır. Dedelik görevini akraba içerisinden ehli olanlar yaparlar. Dedelerden bazılarının isimleri şöyledir: Ali Dedeoğlu, Halil Özdemiroğlu, Yusuf Dedeoğlu, Şükrü Dedeoğlu, Hasan Dedeoğlu (a.g.g.).

 

Türabi Ocağı’nın piri, Kalender Veli Ocağı, mürşidi ise Hasan Dede Veli Ocağı’dır.